24 Aralık 2017 Pazar

Anne Ben Kasiyer Oldum

Bu yazıyı tüm kasiyer olacaklara kasiyer olmak isteyenlere ve kasiyerlik mesleğini merak eden tüm okurlara yazıyorum.Ve tabi ki canım meslektaşlarıma. Yolunuz yolumuzdur deyip anlatmaya başlıyorum.

Öncelikle burayı çok boşladım. Onun için bir vicdan azabı çekiyorum. Hayatım iş ev arasında geçtiği için bırakın bloga kendime bile vakit ayıramıyorum. Takip edenler bilir ki geçen sene bu zamanlar üniversite sınavına hazırlanıyordum. Ve yine takip edenler bilir ki kazanamamıştım. Evde oturunca toplumun evde boş boş yiyip içiyor algısını kırmak için çalışmaya karar verdim. Yoksa evde çok rahattım. Hatta babam bunca sene evde oturduğun yeter diye sitem ediyordu. Ben de ona aklım hala oturamadıklarımda diyerek eve olan özlemimimi dile getiriyordum.

Uzun süren iş arama serüvenimden sonra en sonunda bir markette kasiyer olarak çalışmaya karar verdim. Tabi işi için gerekli evrakları tamamladıktan sonra işe girmeden çıkmama kararı aldım. Çünkü o kadar çok evrak isteyip dolandırdılar ki beni bir daha evrak hazırlamamak için işten çıkmayı aklımdan bile geçirmedim. Ne çıkarsa bahtıma diye sonunda girdik bir işe. Çalıştığım mağaza bölgenin çalışan en çok mağazasıymış. Ve bilin bakalım form doldurduğum ilk mağaza hangi mağaza? Yani bendeki şans mı kısmet mi talihsizlik mi kestiremiyorum şu an.

Mağazada ilk günüm sudan çıkmış balık gibi kasadaki kızı izlemekle geçmişti. Çünkü kasiyerlik adına bilgim sıfırdı.  İki saat izledikten sonra akşam üstü beni hemen kasaya geçirdiler. Tabi ürünü yanlış geçirmeler, para üstünü yanlış vermeler falan havada uçtu. ilk hafta aldığım iadelerin haddi hesabı yoktu. Kasamdan açık yani olması gereken paradan az çıkınca olan açığı senden kesiyorlardı.Yani adapte olmam kolay olmadı. Hele o kredi kartları beni deli ediyordu. Millettten olan ücreti çekeceğime 1 kuruş çekiyormuşum bilmeden. Valla o anıma denk gelenleri annesi kadir gecesi doğurmuş olabilir. Allahtan bazılarının insafına geliyordu da hanımefendi eksik aldınız falan diyordu hallediyorduk bir şekilde ya farkettiği halde söylemeyenler.

Tabi bu acemilik sürem bir ay kadar sürdü. Şimdi neredeyse üçüncü ayım olacak çıraklığım geçsede hala kendimi yeterli görmüyorum.Yani daha pişmem gerekiyor hala. Bir de yoğun mağaza olduğu için müşteri sırası neredeyse kapıya kadar sürüyor. Stres falan derken ölüyorum kısaca.

Müşteri demişken bir de müşteriden laf yiyorsun.

  • Saçma sapan seni lafa tutanlar 
  • Bir saat de parayı cüzdanından çıkaramayanlar
  • Çıkaramadığı için müşteriyi geç alman 
  • İş arkadaşların tarafından elinin yavaş gözükmesi
  • Parası olmadığı halde yüklü alışveris yapıp sonra iade etmek isteyenler 
  • İade için isim soyisim istediğinde sanki anasının kızlık soyadını sormuş gibi saçma tepkiler verenler
  • Seni küçümseyenler onun kölesiymiş gibi davrananlar 
  • Sanki hayvanın önüne yem atar gibi önüne para atanlar
  • Beş kuruş kasada kalmayınca kusura bakmayın dediğim halde sanki onu dolandırmışım gibi laf vuranlar 
  • Tedavülde bir kuruş olmadığı halde bir kuruşunu isteyenler 
  • Ben sana akşam üstü parayı getiririm deyip getirmeyenler 
  • Seni dolandırmaya kalkanlar 
  • Sahte para verenler 
  • Üzerinde etiket yazdığı halde bunun fiyatı neydi diyenler
  • Saçma nedenler yüzünden seni şikayet edenler
  • İş arkadaşlarının sanki on tane elin varmış gibi onu yap bunu yap demesi
  • Vereceğin parayı hesaplarken müşterinin on tane soruyu ardı ardına dizmesi kafanın karışması
  • Fişi eline verdiğin halde fişim nerde demesi
  • Fişini almadığı halde ürünü iade etmek istemesi
  • Sırada müşteri olduğu halde seninle sohbet etmeye çalışanlar
  • Hızlı olsana diye bağıranlatr
  • İş saatin boyunca oturmanın yasak olması 
  • Sistem yavaş olduğu halde sen yavaşmışsın gibi davrananlar
  • Bir dakika bekle dediğim için tüm ürünü bırakıp gidenler
  • Yanlış ürünü geçip iptalini ve özrünü yaptığım halde niye yanlış ürün geçtin diye seni rencide edenler
  • Eksik para verip aaa eksik mi vermişim diye üste çıkmaya çalışan uyanıklar
  • İş arkadaşlarının arkandan konuşması ( bu her işyerinde var biliyorum)
  • Bir hata yaptığında sanki dünyanın en büyük hatasını yapmışsın gibi müdüre abarta abarta anlatanlar
  • Kendileri hata yaptığında önemsiz bir şeymiş gibi üstünü kapatanlar
  • Koca koca adamların 19 yaşında olduğum halde abla demesi valla saygıdanda olsa zoruma gitmiyor değil jgmbv bari bacım deyin 
  • Her gün gördüğün müşterilerle artık nasılsın abla iyimisin muhabbetlerine girmen 
  • Kendini esnaf hanım ablalar gibi ürünü pazarlarken bulman
  • Elinin paralar yüzünden kağıt kesiği olması
  • Dünyanın hem en pis hem en değerli şeyi olan parasına dokunman ve bunu defalarca yapıp hastalıklara davetiye çıkarman 
  • Gözlerinin bir süre sonunda ağrımaya başlaması
  • Kollarının ve ayaklarının eve gelince ağrıması
  • Her türden insanlarla karşılaşman ve bu yelpazenin oldukça geniş olması
  • Kapanışta tüm kasanı sayman 
  • Hem iç hem de dış hırsızlığa karşı dikkatli olman çünkü bazen hırsız içeride de olabiliyor
  • Ürününü geçirttikten sonra aa şunu da alacaktım deyip tüm ürünü kasada bırakıp herkesi bekletenler ve bunun için diğer müşterilerden laf yemen
  • Kasada yemek içmek hatta su içmenin bile yasak olması (ama ben içiyorum tabi ki de)
Kısacası kolay iş yok maalesef. Kasiyerlik dışardan göründüğü gibi sadece para alıp vermeden ibaret değil. Bir de işim sadece kasadan ibaret değil. Mal taşıma indirip kaldırma hepsi mevcut. Çoğu erkek işini size yaptırabiliyorlar. Maalesef market sektöründe sen kadınsın dur taşıma diyen yok. Çalışıyorsan yapacaksın kafasındalar. Yani bana göre modern amelelik. Saatlere gelecek olursakda o çalıştığınız kuruma göre değişiklik gösteriyor. Ama bana iş görüşmesinde dedikleri saatler kadar çalışmıyorum. Fazla çalışıyorum. Maalesef şikayet etme lüksüm yok.Daha söylemek istediğim çok şey var da yazıyı uzatıp sizi sıkmak istemiyorum. Gerçi maddeler halinde şikayetimi yazdım ama neyse. Tabi ki işin güzel yanları da var. Mesela para falan kazanıyorsun sigortan falan çalışıyor işte.

Şaka bir yana bu mesleği düşünenler varsa bu dediğim şartlar değişiklik gösterebilir. Gözünüz korkmasın. Her mesleğin zorluğu var. Sadece sabır işi. Herkes yapamaz ama isteyen yapar. Çok zor değil kasa. İşi alıştıktan sonra hepsi su gibi geçip gidiyor.

Bu iş nereye kadar gider hiç bir fikrim yok. Ama bir şekilde herkes gibi bende çalışmak zorundayım şu an. Nereye gidersem gideyim sorunlar değişsede sıkıntı çekeceğimi biliyorum. Çünkü her yer de iyi ya da kötü insan var. Hatta ben çalışmasamda sıkıntı çekeceğimi biliyorum. Ne demişler imtihan dünyası. Allah karşımıza iyi insanlar çıkarsın.

18 Eylül 2017 Pazartesi

Bim : Epi Ağda Bantları

Aslında aklımda hiç böyle bir yazı yazmak yoktu. Çünkü ben makyaj veya bakım blogu değilim. Ama bugün acil işim çıkmasından dolayı bu ağda bantlarına muhtaç kaldım diyebilirim. Ve kullanır kulanmaz da şunu dedim "Neden daha önce kullanmadım? "

Epi ağda bantları, hepimizin kurtarıcısı olan Bim de 6.95 gibi bir fiyata satılıyor. Oldukça ucuz ve makul.

İçinde 40 tane ağda bantı bulunmakta. Ben yüz için olanını denediğimde oldukça memnun kaldım. İki elinizin arasına alarak ağdayı ısıtıyorsunuz. Özellikle benim gibi eli çabuk terleyenlerdenseniz hemen bir kaç dakika içinde hazır hale geliyor. Belli ısıda olduğu vakit birbirinden ayrılıyor. Kullanacağınız bölgeye uyguladığınızda eğer iyi ısıtmışsanız herhangi bir ağda yapışması olmuyor. Ben son işlemimde iyi ısıtmadığım için ağda yüzümde kalmıştı. Ama içinden çıkan yağlı temizleme mendilini kullandığınızda ağdadan herhangi bir eser kalmıyor. Ve işimi gayet rahat bir şekilde gördüm.

Arada ufak kalan küçük tüyler olabiliyor ama onu da cımbız yardımıyla alabilirsinz. Fiyatın bu kadar düşük olmasına rağmen bu kadar iyi performansı bu ağdadan beklemiyordum. Beni oldukça şaşırttı. Daha önce sir ağda kullanmış biri olarak bu ağda bantlarında daha rahat ettim.

Bende eğer kullanmayanlar varsa yada ağda bantlarının daha hesaplı olanlarını almak isteyen olursa diye burada bir tavsiye edeyim dedim. Umarım işinize yarar. 

17 Eylül 2017 Pazar

Üniversiteyi Kazanamadım

Uzun zamandır buralara uğramıyordum. Sanırım her blog yazarının kaderinde olan  "yazacak bir şey bulamamak " sendromuna tutuldum. Aslında yazacak çok şey birikti ama nedense yazıya dökemedim desem daha doğru olur.


Biliyorsunuz ki yada unutmuş da olabilirsiniz bir mezun olarak üniversite sınavına hazırlanıyordum. Ve istediğim yere ne puanım tuttu ne de tercih listesine yazdığım halde geldi. Kısacası yıllardır hayalini kurduğum üniversite öğrencisi olma umudumu bu yıl bitirmiş oldum.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yazı Evde Geçirenler

Sizde benim gibi tüm yaz mevsiminizi yakınlarınızın tatil snaplerini izleyerek mi geçiriyorsunuz ? Eğer öyleyse yalnız olmadığımı bilmek sevindirdi açıkcası :)

4 Temmuz 2017 Salı

Snapchat Filtrelerinin Saçmalığı

Uzun zamandır snapchat  kullanıyorum ve hemen hemen geçen sene de popüler olan snapchatin filtrelerinden bahsetmek istiyorum . Açıkçası filtreleri ilk başta gördüğümde gayet eğlenceli gelmişti. Ama şu son aylarda nedense bir tiksinti oluştu ve saçma bulmaya başladım.




Weightlifting Fairy Kim Bok Joo - Hakkında Yorumum


Lee Sung Kyung'u dizide başrol olarak görür görmez hemen bu diziye başlamalıyım dedim. Kendisini daha önce Cheers İn The Trap dizisinde Beak İn-Ha olarak görmüş ve oyunculuğuna hayran kalmıştım.

20 Haziran 2017 Salı

Annesi Memlekete Giden Kızların Yaşadığı Dram

Annem geçen hafta işinden izin alarak memlekete gitti. Hem akrabalarını ziyaret etmeye hem de biraz kafa dinlemeye gitti diyebilirim. Ben ise lys sınavım yüzünden maalesef gidemedim.

Gel gelelim annem gittikten sonra tüm işler bana kaldı sayılır. Annem çalıştığı için evin genel temizliğini ben yapıyordum. O konuda sıkıntı yok. Ama yemek ve çamaşır makinesi konusu beni endişelendiriyor.